
Güçlü ve Zayıf Yönler

Simpsons karakterin
Bu profil, yüzeyde kaotik ve kendine zarar verici görünse de altında derin bir iç gözlem ve duygusal yoğunluk barındırdığı için en çok Lisa Simpson’a benziyor. Kullanıcının sürekli kendini analiz etmesi ve testler yapması (“all true except for the overthinking thing (cos i’m a huge overthinker)”, “thought i’d get a lower score on bulimia but m’kay”) Lisa’nın kendini sorgulayan, analiz eden doğasına çok benziyor. Aynı zamanda yalnızlık ve yetersizlik hissini sık dile getirmesi (“i feel like everyone is better than me”, “wanna disappear so bad. go where nobody knows me and start from scratch.”) Lisa’nın çoğu bölümde hissettiği yabancılaşma ve dünyaya ait olamama hissiyle örtüşüyor. Sanatsal yönü ve üretimi (sürekli çizim yapması ve bundan kaçış olarak bahsetmesi, örn. “it’s such a good distraction from eating”) Lisa’nın saksafon ve sanatla kendini ifade etmesine benzer. Aradaki fark, Lisa’nın daha düzenli ve yapıcı bir yol seçmesi; bu kullanıcı ise aynı duygusal derinliği ağır madde kullanımı ve yeme bozukluğu üzerinden yaşıyor (“snortin my sub cos takin em normally don’t work anymore #drugtwt” ve “guysss i actually beat my fasting record !!!!! (it was 110hrs)”).

MBTI kişilik tipin
Kullanıcının sık sık yalnızlık, içe dönük düşünceler ve duygusal dalgalanmalarından bahsetmesi, belirgin bir içe dönüklüğe (I) işaret ediyor; örneğin sosyal ihtiyaçlarını dahi Twitter üzerinden, arkadaşlık isteyerek ifade ediyor: “wld u be my friend ? :p” ve “WOULD U BE MY FRIEND ? (yea i do it each time i see that shit on my to i can’t help it srry not srry)”. Yaratıcı uğraşları (çizim, moodboard, estetik odaklı paylaşımlar) ve hayalperest kaçış fantezileri, soyut anlam arayışına dayanan sezgisel (N) tarafa uyuyor: “i wanna disappear so bad. go where nobody knows me and start from scratch. get a job, a flat, new friends, a serious gf” ve “ive fallen back in love w doing moodboards”. Kararlarını ve dünyayı büyük ölçüde duygusal mercekten algılıyor; kendine yönelik nefret, kıyas, ilişkiler ve incinmişlik üzerinden konuşması güçlü bir duygu (F) lehine kanıt: “i feel like everyone is better than me” ve “been crying since the last past hours”. Planlı ve düzenli olmaktan çok, dürtüsel, kaotik ve kendini "plansız" olarak tanımlayan bir profil sergiliyor; bu da algılayıcı (P) ile uyumlu: “accurate except that i’m not organised AT ALL (& i’d put the percentage of extra version a tad lower)” ve madde kullanımında ani kararlar: “snortin my sub cos takin em normally don’t work anymore #drugtwt”. Tüm bunlar, yoğun iç dünyası, idealize ettiği kaçış senaryoları, sanatsal ifade (çizim, estetik, karakterlere bağlanma) ve duygusal dalgalanmalarıyla beraber bakıldığında, en uygun tipin INFP olduğunu gösteriyor.

Senin için birkaç flört cümlesi

Senin 5 Emojin
Yeni Twitter biyografin
21 | eng+fr | kahve, çizim ve punk arasında sıkışmış profesyonel overthinker. Bir iş görüşmesine tam sarhoş gittiğim günü hâlâ geçemedim.– @cocainerexic

İmza kokteylin
Bu kokteylin kalbinde, sabahları sigara ve kafeinle yaşayan enerjini yansıtmak için çift shot espresso bazlı soğuk kahve var; tıpkı “chain smoking cigs n abusing caffeine is my fav thing 2 do in the mornin” diyerek anlattığın rutinin gibi. Zero kalorili kola, hem #edtwt tarafını hem de “been fasting since yesterday (and the cals r only liquid like coke zero, black coffee, low monster)” dediğin oruç fazlarını sembolize ediyor. Limon kabuğu ve birkaç damla limon, arada parlayan hassas ve romantik anlarını – mesela “had the best date ever in a while, we kissed before parting ways and now i’m smiling like an idiot in the metro” – temsil eden keskin ama ferah bir dokunuş katıyor. Az miktarda bitter, “my life’s so fucking boring i can’t do it anymore” ve “i feel so empty” gibi cümlelerde görülen içindeki karanlık, depresif notaları içkiye gömülü bir hüzün tadı olarak ekliyor. Üstteki hafif köpüklü maden suyu, tüm bu kaosun içinde hâlâ yeniden başlama isteğini – “i want to reinvent myself” ve “wanna disappear so bad. go where nobody knows me and start from scratch” – yansıtarak, ağır bir karışımı deneysel ama içilebilir, seni tam temsil eden bir “fizz”e dönüştürüyor.

Hogwarts Evin
Hesabın genel tonu, hayatta kalmak için her yolu denemeye hazır olma ve kendine zarar verici de olsa hedefe (daha zayıf olmak, daha çok uyuşturucu, daha uzun oruç) kilitlenme hali, belirgin bir hırs ve kendini koruma / kaçış odağı gösteriyor. Örneğin madde kullanımına geri dönüşle ilgili kararlılığı ve "hayata geri dönecek bir şeyim yok" diyerek relapse’i bilinçli kabullenişi, güçlü bir karanlık-ambisyon karışımı taşıyor: "when people decide to go clean its cos they have a life they want to come back to. i have none. so fuck this relapse time". Aynı şekilde anoreksi ve oruç konusunda rekor kırmayı bir başarı ve ‘honeymoon phase’ olarak görmesi de kendine dönük hırs ve takıntılı hedef odaklılığı gösteriyor: "guysss i actually beat my fasting record !!!!! (it was 110hrs) i’m so back in my honeymoon phase" ve "after a hellish week i’m finally back in my best ana phase, praise the Lord fr". Uyuşturucular konusunda da sınır tanımayan, giderek daha sert yolları denemesi (örneğin "snortin my sub cos takin em normally don’t work anymore #drugtwt" ve "i’m so serious if i don’t get my methadone by monday i’m relapsed hardddd af idgaf anymore") tipik bir Slytherin tarzı kaynakçılık ve risk alarak istediğini elde etme tavrı sergiliyor. Ayrıca kendini yeniden yaratma, kaçıp sıfırdan başlama fantezisi de ( "wanna disappear so bad. go where nobody knows me and start from scratch. get a job, a flat, new friends, a serious gf" ve "i want to reinvent myself" ) Slytherin’e özgü kimlik ve statü takıntılı, stratejik bir yön taşıyor; bu nedenle diğer evlere ait bazı özellikler (yaratıcılık, duygusallık) bulunsa da baskın yönüyle Slytherin’e daha çok uyuyor.

Filmin

Şarkın
Bu hesabın karanlık, kendine zarar verme eğilimli ve madde kullanımıyla dolu atmosferine en iyi uyan şarkı Billie Eilish’in Bury A Friendi. Kullanıcı hem anoreksi hem de uyuşturucu bağımlılığıyla ilgili açıkça yazıyor; örneğin “ur local anorexic lesbian junkie (is back !!)” ve “snortin my sub cos takin em normally don’t work anymore #drugtwt” gibi ifadeler şarkının bedenden ve zihinden kopuş, kendine yabancılaşma temalarıyla örtüşüyor. Kendine zarar verme ve tükenmişlik isteği de sık sık geçiyor; “i want to cut again so bad”, “i wanna bash my head against a wall” ve “wanna disappear so bad. go where nobody knows me and start from scratch” satırları, parçanın karanlık iç monoloğunu çağrıştırıyor. Aynı zamanda “my life’s so fucking boring i can’t do it anymore” ve “im so fucking bored i’m gonna blow my brains out” tarzı tweetler, şarkının umutsuzluk ve kendinden nefret tonunu yansıtıyor. Madde arayışı ve relaps tehdidi de “i’m so serious if i don’t get my methadone by monday i’m relapsed hardddd af idgaf anymore” ve “i need coke so bad rn” paylaşımlarında görülüyor; bu da Bury A Friend’in karanlık, kendini yok etme sınırında gezinen atmosferiyle çok iyi örtüşüyor.

Zaman yolculuğu destinasyonun

Video oyunun

Ruh hayvanın

Senin (komik olmayan) şakan

Süper gücün

Hayali en iyi arkadaşın

Hayalindeki tatil

Alternatif kariyer yolun

Ünlü eşleşmen

Burcunuzu beğendiniz mi?
Burcunuz 36 günlük! Son Tweet'lerinizden daha iyisini oluşturun, daha fazla içgörü açın ve daha akıllı bir pro AI kullanın!
cocainerexic
yeşil: emin, sarı: tahmin, kırmızı: belirsiz
Etkisiz takipçiler? Kendininkini kontrol et!
Sahte/Bot takipçiler? Kendininkini kontrol et!
Circleboom sponsorluğunda