
Güçlü ve Zayıf Yönler

Simpsons karakterin
Bu hesaba en çok uyan karakter Lisa Simpson. Lisa gibi o da hem çok duygusal hem de entelektüel; filmleri ve müzikleri analiz etmeyi seviyor, örneğin Cam filmi için yazdığı uzun yorumda olduğu gibi: “this movie is a fucking masterpiece... 4.5/5 for me”. Feminist ve politik bir tavrı var; Lisa’nın çizgisine çok benzeyen şekilde, “you're a girl, and you're not a feminist? you are brainless as fuck” diyerek açıkça feminizm savunuyor ve hetero erkeklere güvensizliğini dile getiriyor: “i really dislike men (especially heterosexual ones)... i don't feel safe around them”. Aynı zamanda kendine karşı çok sert ve melankolik, Lisa’nın "yeterince iyi değilim" krizlerini andıran biçimde hem özgüvensiz hem yaratıcı: “i'm an artist that can't show himself well but i've good ideas” ve “sometimes i feel very ethereal but sometimes i feel so fucking ugly, what is wrong with me”. Stan Twitter’la kavga etmesi, kendini yalnız hissetmesi ve yine de sanat, çizim ve yazıya sığınması da Lisa’nın hem sınıfındaki insanlara sinir olup hem de saksafonuna ve kitaplarına kaçmasına çok benziyor: “i am never EVER talking to anyone from stan twitter again... just can't stand them” ve “i'm turning into 2019 me right now and i'm starting to write a beastars fanfiction on ao3”.

MBTI kişilik tipin
Tweetlerine bakınca belirgin bir içe dönüklük hissi var: gerçek hayatta sosyal yaşamından çok iç dünyasını, yorgunluğunu ve yalnız yaptıkları şeyleri paylaşıyor; örneğin sürekli kendini eleştirmesi ve estetik algısını sorgulaması (“sometimes i feel very ethereal but sometimes i feel so fucking ugly, what is wrong with me.”) ile, stan Twitter’dan uzaklaşma isteği (“i am never EVER talking to anyone from stan twitter again”) I yönünü gösteriyor. S yerine N baskın; soyut, duygusal ve estetik temalara odaklanıyor, hayatı ve sanatı romantize ediyor, Lana/Marina/Beastars gibi şeyler üzerinden duygu ve anlam konuşması (“barefoot in the kitchen... lana you are so me and i am so you.”) sezgisel bakış açısını yansıtıyor. Karar verirken mantıktan çok duygularına göre hareket ediyor, çok empatik ama bir o kadar da tepkisel; erkeklerden duyduğu güvensizlikten bahsetmesi (“i really dislike men... i don't feel safe around them, this is super messed up.”) ve sanatının Reddit’te beğenilmemesine duygusal tepki vermesi (“sorry for making an art with my heart, fuck them”) F yönünü açıkça gösteriyor. J’den çok P gibi, çünkü sürekli dağınık, erteleme ve akışına bırakma halinde; kendini "tembel ama yorgun" döngüsünde anlatması (“i'm so tired of being lazy but i'm also tired so i'm being lazy...”) ve son dakikacılığı (“ARE YOU FUCKING KIDDING ME?? TODAY IS JACK'S BIRTHDAY AND I HAVEN'T DONE A GIFT”) planlı değil, spontane bir yapıya işaret ediyor. Tüm bunlar; yoğun iç dünya, sanat/estetik takıntısı, değer odaklı çıkışları ve düzensiz-akışına bırakmış yaşam tarzıyla en çok INFP profilini andırıyor.

Senin için birkaç flört cümlesi

Senin 5 Emojin
Yeni Twitter biyografin
17 • Türk illüstratör & Beastars sevdalısı • Lana, Marina, Britney, Arca ile yaşayan sinema ve müzik manyağı • Bir keresinde Reddit yüzünden günüm mahvoldu– @iknowit2iguess

İmza kokteylin
Bu kokteylin kalbinde nar şurubu var; hem Türkiye’nin kaotik enerjisini hem de onun dramatik tiradlarını temsil ediyor, mesela “turkey is fucking shit like i have to use public transportation for going to course and it's a damn mess”. Beyaz rom, Lana Del Rey takıntısını ve “pussy tastes like pepsi cola” evrenini selamlıyor; bunu daha da kaotikleştiren ise arkadaşının sorusuna attığı o efsane tweet: “if lana's pussy tastes like pepsi cola then what would jack's dick taste like?”. Limon suyu, kendine yönelik sert bakışını ve ruh hâlindeki ani düşüşleri temsil ediyor: “sometimes i feel very ethereal but sometimes i feel so fucking ugly, what is wrong with me.”. Üzerine gelen kola, hem pop kültür manyaklığını hem de sürekli timeline’da yaşamasını yansıtıyor: “i'm so tired of doing nothing but scrolling through fucking pinterest”. Son dokunuş olarak birkaç damla acı badem likörü, erkeklere ve heterolara karşı güvensizliğindeki hafif acılığı getiriyor: “i really dislike men (especially heterosexual ones) tbh... i don't feel safe around them” ve “i think we should ban straight marriage worldwide”. Ortaya çıkan içki; 17 yaş krizini, stan twitter dramını, Beastars fanart’larını ve Lana deliryumunu tek bardakta toplayan deneysel, tatlı-acı bir kaos kokteyli.

Hogwarts Evin
Kelsey’nin tweetlerine bakınca en baskın özellikleri cesaret, dürüstlük ve patavatsız dürtüsellik; bu da onu belirgin şekilde Gryffindor yapıyor. Kendi inandığı şeyler uğruna kavga etmekten hiç çekinmiyor; mesela müzik tartışmalarında “okay so i'm literally going to fight with whole twitter right because of saying brat has a impact in music.” ve “ugh everytime.. i swear EVERYTIME i try to isolate from stan twitter people i always accidently start fighting with them and everyone thinks they ate me up” diyerek bütün Twitter’la dalaşmayı göze alıyor. Sosyal/düşünsel konularda da çok net ve çatışmacı; “you're a girl, and you're not a feminist? you are brainless as fuck” ya da “i think we should ban straight marriage worldwide” gibi iddialı cümleleri, düşüncesini yumuşatmadan söyleyen klasik Gryffindor enerjisi. Öfkesini ve adalet duygusunu da saklamıyor; “i want to beat to shit out some people, some very important people” ve “i am never EVER talking to anyone from stan twitter again, brainless people are very much…” çıkışları yoğun duygularla tepki vermeye ne kadar yatkın olduğunu gösteriyor. Aynı zamanda kendisine ve çevresine karşı dürüst; “i don't trust anyone who hurts my feeling just for my own good anymore.” diyerek duygusal sınırlarını savunuyor ve “my real name is not kelsey lavey btw it's elvan koray oruç and i just don't like it” ile kimliği hakkında açıkça konuşuyor. Yaratıcı ve sanatla ilgili olması (çizimlerini paylaşması, BEASTARS fanfic yazması, “i'm an artist that can't show himself well but i've good ideas” biyosu) hafif bir Ravenclaw tatı verse de, ön planda olan şey zekâdan çok cesur, dramatik ve kavgacı tavrı; bu da onu en tutarlı biçimde Gryffindor’a yerleştiriyor.

Filmin

Şarkın
Onlar için en uygun şarkı Lana Del Rey – Born to Die, çünkü hem kişilikleri hem de takıntılı oldukları pop kültürü tam olarak bu şarkının karanlık, dramatik ve romantik dünyasına uyuyor. Kendini hem çok güzel hem de çok çirkin hisseden ruh hali dalgalanmasını “sometimes i feel very ethereal but sometimes i feel so fucking ugly, what is wrong with me.” gibi tweetlerinde açıkça gösteriyor; bu, Born to Die’ın kırılganlık ve kendine yabancılaşma temasına çok benziyor. Lana takıntısı zaten hayatının merkezi gibi: “happy 14th birthday to the legendary album that changed the music forever, we were all born to die 🪽” diyerek albümü hayatını değiştiren bir dönüm noktası olarak tanımlıyor. Sürekli yorgunluk, hiçbir şey yapamama ve kendine kızma hâlini “IVE DONE NOTHING AT 2025 FUCK FUCK” ve “i'm so tired of doing nothing but scrolling through fucking pinterest” gibi tweetlerde görürken, bu da şarkının kadercilik ve kendini tüketen melankoli atmosferiyle örtüşüyor. Hem romantik kaosa, hem sanata, hem de dramatik iç monologlara bu kadar bağlı birinin ruh hâline en çok Born to Die’ın trajik ama ihtişamlı enerjisi yakışıyor.

Zaman yolculuğu destinasyonun

Video oyunun

Ruh hayvanın

Senin (komik olmayan) şakan

Süper gücün

Hayali en iyi arkadaşın

Hayalindeki tatil

Alternatif kariyer yolun

Ünlü eşleşmen

Burcunuzu beğendiniz mi?
Burcunuz 22 günlük! Son Tweet'lerinizden daha iyisini oluşturun, daha fazla içgörü açın ve daha akıllı bir pro AI kullanın!
iknowit2iguess
yeşil: emin, sarı: tahmin, kırmızı: belirsiz
Etkisiz takipçiler? Kendininkini kontrol et!
Sahte/Bot takipçiler? Kendininkini kontrol et!
Circleboom sponsorluğunda