
Güçlü ve Zayıf Yönler

Simpsons karakterin
Bu kullanıcı, yoğun entelektüel merakı, felsefe ve siyasetle uğraşması ve sanat takıntısıyla çok belirgin biçimde Lisa Simpson’ı andırıyor. Sürekli felsefe ve teori konuşması (“Philosophy is not expoundable. If it were, it would be superfluous …”), Wittgenstein, Adorno, Freud, Marxizm ve ahlak felsefesi tartışmaları yapması (“rationalist or kantian approaches to morality seem to me to have motivations closer to the motive of perfecting a game than to the motive of living well”) Lisa’nın sınıfta hep bir seviye yukarıda duran, biraz yalnız ama çok zeki tarafına uyuyor. Müzik, şiir ve sinemayla derin ve duygusal bir ilişki kurması (“when I was a teenager I used to go on walks and listen to Trout Mask Replica, Soundtracks for the Blind … and I was so baffled by all of it but so excited at the same time.”; “this film made me feel like the last line of James Wright’s poem ‘Lying in a Hammock at William Duffy’s Farm in Pine Island, Minnesota’”) Lisa’nın saksafon, jazz ve şiir aşkıyla çok benzeşiyor. Filistin ve Irak savaşı hakkında solcu, vicdanlı bir öfkeyle yazması (“Thousands of children shot in the head and we’re still told we ‘have to accept Israel as a democracy’”; “Does anyone have any recommendations for books about the Iraq war? from a left wing perspective, obviously”) Lisa’nın politik duyarlılığı ve adalet takıntısını çağrıştırıyor. Aynı zamanda kendini biraz dışarıda hisseden, güncel kültüre mesafeli ama mizahını kaybetmeyen biri olması (“around a month ago my brain stopped working so well and i feel like i haven’t had an original thought since then. how do i fix this? im meant to be doing a phd”; “many people in London think that naming places is a substitute for humour … Be funnier”) Lisa’nın hem kırılgan hem alaycı, hem yalnız hem idealist halini çok iyi yansıtıyor.

MBTI kişilik tipin
Bu hesabın paylaşımlarına bakınca içe dönük (I) bir profil görülüyor: sık sık yalnız deneyimlerden, yürüyüşlerden, trende dinlediği sesten, rüyalardan ve iç dünyasından söz ediyor; örneğin dış dünyadan geri çekilme ve içsel iklime vurgu yapan “around a month ago my brain stopped working so well and i feel like i haven’t had an original thought since then. how do i fix this? im meant to be doing a phd” gibi tweetler, başkalarının dikkatini çekme arzusundan çok içsel durumunu sessizce paylaşma havasında. Sezgi (N) yönü çok baskın; müzikte "Total newness" araması, felsefi soyutlamalar ve Wittgenstein, Adorno, Foucault gibi düşünürlere dair tartışmaları, özellikle de “Wittgenstein says that an exhaustive description of the world would contain no ethical judgments. So it would not call something ‘good’ or ‘evil’, etc. But could it describe something as ‘charitable’ or ‘deceitful’ or ‘brave’? And if it did, would that be an ethical judgment?” gibi sorular, somut ayrıntıdan ziyade soyut kavramlarla düşünmeye yatkın olduğunu gösteriyor. Duygu (F) boyutu hem estetik hem de etik hassasiyetinde açık: İsrail ve Irak savaşı hakkındaki politik tweetlerde ahlaki öfke ve empati ağır basıyor, “Thousands of children shot in the head and we’re still told we ‘have to accept Israel as a democracy’” gibi paylaşımlar mantıksal analizden çok vicdani tepki içeriyor; aynı şekilde kitaplara, şiirlere ve filmlere duygusal tepkiler veriyor ve insan ilişkilerindeki ton ve nezakete dikkat ediyor. Bununla birlikte, felsefi tartışmalarında bile yaklaşımı daha çok değerler ve anlam üzerinden, sıkı biçimsel argümanlardan çok sezgisel yorumlar üzerinden ilerliyor. Algılayıcı (P) tarafı, düzen ve planlamadan çok akışa ve keşfe açık yaşama eğiliminde görünür: "yerleşmemek" vurgusu, “I am trying to do the opposite of whatever ‘settling down’ is” gibi tweetler, okuma ve yazma alışkanlıklarını da esnek ve dalgalı bir süreç olarak gördüğünü, örneğin “there are weeks where i have so many thoughts and so much to say, and weeks where i can't find it in myself to say anything interesting at all. it's like that lenin quote” paylaşımında olduğu gibi, yapılandırılmış bir program yerine ruh haline göre yaşayan birini işaret ediyor. Tüm bunlar, yoğun iç dünya, değer ve anlam odaklılık, estetik/etik hassasiyet ve esnek, keşifçi yaşam tarzı birleşince bu profilin INFP ile en iyi örtüştüğünü gösteriyor.

Senin için birkaç flört cümlesi

Senin 5 Emojin
Yeni Twitter biyografin
Felsefe doktorası, kitap dolu odalar, tren sesiyle uyku. Bir keresinde Montaigne cümlesi bitmeden kahvemi bitirdim. Yazılar: kitap, film, siyaset.– @moonbeeaam

İmza kokteylin
Bu kokteyl, hem felsefi hem de duygusal yoğunluğu olan ama yine de içilebilir kalan bir karışım: kuvvetli ama aşırı ağır değil, tıpkı Hegel ve Wittgenstein alıntılarıyla dolu timeline’ı gibi. Beyaz rom, gençlikte “Trout Mask Replica, Soundtracks for the Blind” dinleyerek yürüyüşe çıkma enerjisini, o ilk keşif sarhoşluğunu temsil ediyor. Tunisya usulü naneli portakal şurubu, o kafede kapıdan girince duyduğu “Hello. You’re home.” cümlesinin sıcaklığını ve ev hissini taşıyor. Bergamotlu tonik, hem klasik hem deneysel tarafını, Radio 3’te Hildegard von Bingen duyunca sevinen ve Mad Men üzerine düşünürken “I don’t know what to say” tekrarını fark eden dikkatli izleyiciyi simgeliyor. Çiçeksi bitter damlaları, “Thousands of children shot in the head…” ve Irak savaşı kitapları arayışındaki politik aciliyet ve kederi eklerken, üzerine serpiştirilmiş kahve, tren sesleriyle uyuyan, kitaplarla yaşayan, “I plan to live forever in a skylit room surrounded by my friends” diyen, biraz uykusuz ama daima düşünen zihin için hafif bir uyanıklık dokunuşu katıyor.

Hogwarts Evin
Bu hesabın paylaşımlarında en belirgin özellik yoğun bir entelektüel merak ve düşünmeye yönelik sevgi. Hem müzikte hem felsefede "yeni" ve zor şeylere karşı heyecan duyduğunu, örneğin gençken deneysel albümler dinleyip "baffled" ama çok heyecanlı olduğunu anlattığı “when I was a teenager I used to go on walks and listen to Trout Mask Replica, Soundtracks for the Blind, etc, and I was so baffled by all of it but so excited at the same time. i still enjoy finding new music but I haven’t had that feeling of Total newness and discovery in years” tweetinde görüyoruz. Felsefe, psikanaliz, edebiyat ve sinema üzerine ayrıntılı ve analitik paylaşımları; Adorno, Wittgenstein, Freud, Heidegger, Marxizm, Rawls, Habermas gibi isimleri tartışması ve mesela belirli bir Adorno pasajını araması “Can anyone help me find a line in Adorno where he says something like: 'Philosophy consists in using language to express what lies beyond the limits of language'?” Ravenclaw’a özgü öğrenme ve kavramsal düşünme tutkusunu gösteriyor. Sık sık form ve ifade üzerine kafa yoruyor; Dickinson yorumunu "şifre çözme"ye benzetmesi “usually I’d be opposed to comparing interpretation to decryption, but with Dickinson it often feels right. Her poems are like distorted transmissions” ve Wittgenstein’ın etik betimlemeleri üzerine ayrıntılı sorusu “Wittgenstein says that an exhaustive description of the world would contain no ethical judgments… But could it describe something as 'charitable' or 'deceitful' or 'brave'? And if it did, would that be an ethical judgment?” soyut düşünmeye ne kadar eğilimli olduğunu ortaya koyuyor. Aynı zamanda yazma biçimi üzerine refleksif olması, örneğin kuramsal denemeden kurguya geçiş hakkında tavsiye istemesi “does anyone have advice for writing fiction when you are used to writing essays / non fiction?” ve kendi Substack yönelimlerini sorgulaması “i started my substack to post philosophy essays, but then started writing about art and literature instead… but i think i should just do it anyway”, bilgiyi ve ifade biçimlerini sürekli yeniden düşünmeye açık tipik Ravenclaw tavrını yansıtıyor. Politik olarak da oldukça ilkeli ve eleştirel olsa da, bunları çoğunlukla teorik çerçeveler, metinler ve kavramsal sorular üzerinden kurması (örneğin Freud’un ahlak yorumlarını ciddiye alan ahlak felsefecileri sorusu “Are there any moral philosophers that take Freud’s comments about morality seriously?”) onu Gryffindor’dan ziyade düşünceyi merkeze alan bir Ravenclaw yapıyor.

Filmin

Şarkın
Onların dünyası hem edebiyat ve felsefe hem de şehirde dolaşan, insanları ve sesleri gözlemleyen bir içe dönüklükten oluşuyor; bu tam da Lou Reed’in Street Hassle’ındaki melankolik ama dikkat kesilmiş dolaşıcılığa benziyor. Biyosunda “I plan to live forever in a skylit room surrounded by my friends” demesi, şarkının hem yalnız hem de insan ilişkilerine aşırı duyarlı atmosferini çağrıştırıyor. Gençliğinde “Trout Mask Replica, Soundtracks for the Blind, etc… ve … Total newness and discovery” dinleyerek yürüyüşe çıkmasından, deneysel ve karanlık ama duygulu bir müziğe yakınlığı görülüyor; Street Hassle da tam bu çizgide. Hem politik duyarlılığı (“Thousands of children shot in the head and we’re still told we ‘have to accept Israel as a democracy’”) hem de gündelik ayrıntıları şiirleştiren bakışı (“When I’m going to sleep in bed, I play train sounds from my phone; when I’m on the train, I listen to music”) şarkının şehirli, kırılgan, hafif sinik anlatımına uyuyor. Felsefe ve psikanalize olan ilgisi (“Sometimes it’s worth pointing out that the popular critiques of Freud are themselves Freudian”; “Are there any moral philosophers that take Freud’s comments about morality seriously?”) da, Street Hassle’ın suçluluk, arzular, çökmüş ilişkiler ve ahlak üzerine dolaylı düşünüşleriyle iyi bir eşleşme yaratıyor.

Zaman yolculuğu destinasyonun

Video oyunun

Ruh hayvanın

Senin (komik olmayan) şakan

Süper gücün

Hayali en iyi arkadaşın

Hayalindeki tatil

Alternatif kariyer yolun

Ünlü eşleşmen

Burcunuzu beğendiniz mi?
Burcunuz 35 günlük! Son Tweet'lerinizden daha iyisini oluşturun, daha fazla içgörü açın ve daha akıllı bir pro AI kullanın!
moonbeeaam
yeşil: emin, sarı: tahmin, kırmızı: belirsiz
Etkisiz takipçiler? Kendininkini kontrol et!
Sahte/Bot takipçiler? Kendininkini kontrol et!
Circleboom sponsorluğunda